— Viktor Frankl
Ücretsiz Ön Görüşme Talep Edin
Terapi sürecini deneyimleyen danışanların geri bildirimleri.
Özlem Esenkaya, Psikoloji lisans eğitimini yüksek onur derecesiyle tamamlamış, akademik ve klinik yetkinliğini şu anda İstanbul Kent Üniversitesi bünyesindeki Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimiyle ileri bir seviyeye taşımaktadır.
Klinik çalışmalarında Varoluşçu Terapi ekolünü temel alan Esenkaya, danışanlarının dünyayı deneyimleme biçimlerine ve özgün varoluşlarına odaklanmaktadır. Yetişkin bireylerle yürüttüğü seanslarda özellikle şu alanlarda uzmanlaşmıştır:
Aynı zamanda MENSA Türkiye Üstün Zekalılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi olan Özlem Esenkaya, bu alandaki sorumluluğuyla paralel olarak üstün zekalı bireyler ve ailelerine yönelik spesifik destek süreçlerini yönetmektedir.
Bunlara ek olarak, uluslararası üniversite öğrencileriyle olan uzun süreli profesyonel deneyimini klinik pratiğine entegre ederek; göç, kültürlerarası uyum ve adaptasyon süreçleri konusunda da kapsamlı psikolojik destek sunmaktadır.
Güncel, etik ve bilimsel standartlara uygun psikoterapi hizmetleri.
Bu terapi yöntemi, kişisel ihtiyaçlarınıza göre özel olarak planlanır ve uygulanır. İnsanın dünyadaki varoluşunu ve anlam arayışını merkeze alır.
Üstün zekalı biriyseniz veya çocuğunuz üstün zekalıysa bu süreci yönetme, potansiyeli keşfetme ve sosyal uyum konusunda destek alabilirsiniz.
Yaptığınız psikolojik araştırmalar için akademik ve klinik perspektifte ortaklık ve destek ihtiyaçlarınızda iletişime geçebilirsiniz.
Varoluşçu psikoterapi, insanı sadece semptomlardan ibaret görmeyen, aksine onu kendi yaşamının merkezindeki özgür bir özne olarak kabul eden felsefi bir yaklaşımıdır. Bu ekol; hayatın içindeki belirsizlik, ölüm, yalnızlık ve anlam arayışı gibi evrensel kavramları terapinin odak noktasına yerleştirir.
Temelinde, insanın bu dünyaya belirli bir amaçla gelmediği, aksine kendi anlamını kendi seçimleriyle yarattığı düşüncesi yatar. Varoluşçu terapi, bireyin geçmişine hapsolmak yerine; “Şimdi ve burada ne yapabilirim?” ve “Kendi hayatımın sorumluluğunu nasıl alabilirim?” sorularına odaklanan bir keşif yolculuğudur.
Varoluşçu terapinin temel amacı danışanın “sorunlarını çözmekten” ziyade, onu hayatla daha sahici bir bağ kurmaya hazırlamaktır. Bu sürecin ana hedefleri şunlardır:
Herkesin ana dilinde seans alma hakkı olduğuna inanıyor ve bu sebeple yurt dışında yaşayan Türklerle de online olarak görüşme sağlıyorum.
Yurt dışında yaşamanın getirdiği aidiyet sorgulamaları ve kültürel çatışmaları, kendi dilinizde ve kültürel kodlarınıza aşina bir uzmanla çalışmak, adaptasyon sürecinizi kolaylaştırır.
İnsan en derin duygularını, travmalarını ve hayallerini en iyi çocukluğundan beri şekillendiği ana dilinde ifade eder; bu durum terapideki iyileşme hızını ve samimiyeti artırır.
Bazı deyimlerin, toplumsal alışkanlıkların veya aile yapılarının çeviride kaybolmadan doğrudan anlaşılması, danışan ve terapist arasındaki empati köprüsünü güçlendirir.